<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	TEOG Sınavından Din K.A.B. Dersi Kaldırılmalıdır. yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://maksutbalmuk.com.tr/teog-sinavindan-din-k-a-b-dersi-kaldirilmalidir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://maksutbalmuk.com.tr/teog-sinavindan-din-k-a-b-dersi-kaldirilmalidir/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Apr 2014 09:12:41 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Hasan Hüseyin YILDIZ		</title>
		<link>https://maksutbalmuk.com.tr/teog-sinavindan-din-k-a-b-dersi-kaldirilmalidir/#comment-64</link>

		<dc:creator><![CDATA[Hasan Hüseyin YILDIZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2014 09:12:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.maksutbalmuk.com.tr/?p=1498#comment-64</guid>

					<description><![CDATA[İlk bakışta bir haksızlık yapıldığı görülse de konu çok yönlü ve uzun bir süreci ilkeli bir şekilde değerlendirdiğimizde çözülebilir. Öncelikle;
1. D.K.A.B. dersi ilköğretimde zorunlu bir derstir. Anayasayı dikkatlice incelediğimizde ilköğretim (1-12. sınıflar)çağının tamamında zorunlu olduğunu görürüz (Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.); ancak uygulama 4.-12. sınıflar şeklinde geçmektedir. Şu halde lisede de zorunlu olan bir dersle ilgili merkezi sınavda sorulması son derece doğaldır; üstelik devlet okullarının itibarının en azından yasal düzenlemelerle artırılmak istendiği düşünüldüğünde bu dersi alan öğrencilerin ölçme ve değerlendirmeye tabi olması gerekir.     
2. Bu dersten muaf olan öğrencilerin mağdur olmaması için pratik çözüm din kültürü sorularının bu dersten muaf olan öğrencilere sorulan sorularla denk bir şekilde nitelikli hale getirilmesidir. Merkezi sınavda sorulan sorular incelendiğinde zannedildiği kadar kolay olmadığı, bazı soruların gereğinden fazla yoruma açık olduğu; hatta Din Kültürü öğretmenlerinin bile bir kısım sorularda farklı düşündüğü ortaya çıkmıştır. Şu halde din kültürü dersinden muaf olanlara daha zor sorulduğu iddiası bilimsel olarak tespit edilmelidir.
3. Din öğretiminin tamamının seçmeli olması ve hiçbir ölçme ve değerlendirme sınavının yapılmaması düşüncesi de problemlidir. MEB anayasa düzenleme yetkisine sahip bir kurum değildir. Anayasaya aykırı olmayan yönetmelik ve uygulamalardan sorumludur. Elbette ideal olanı da tartışmak gerekir. Bu duruma ortaya pek çok seçenek çıkar..(Bkz. Aklı Karışıklar İçin İslam).  
4. Mevcut uygulamaya yönelik eleştirilerimize gelince; öncelikle D.K.A.B. ders kitapları mümkün olduğunca mezhepsel yorumlardan arındırılmalı ve tüm mezhep görüşleri bir arada yaşama ve kültürel değerler amaçlarına uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Bu konuda kaynak ve başlangıç olarak kendi eserim olan AKLI KARIŞIKLAR İÇİN İSLAM&#039;ı öneriyorum. Bu kitaplarda bulunan teknik hatalar, yetersizlikler daha geniş katılımlı ve hizmet iç eğitim dönemlerinde gerçekleştirilecek çalıştaylarla giderilmelidir.
5. Başka dinlere mensup olan öğrencilere yönelik evrensel felsefi ve ahlaki değerlerin verildiği ve din-inançların tamamen telkinden arındırılarak kısa tanıtımlarla objektif bir şekilde anlatıldığı moral-değerler öğretimi verilebilir. Esasen mevcut D.K.A.B. dersi bu amaçları gerçekleştirmeyi hedeflemekteyse de uygulamada telkin ve belli bir yere kadar yönlendirmeyi içerdiği ortadadır.
6. Merkezi sınavda sorulan sorular -ders kitaplarına rağmen- mezhepsel görüşlerde daha tarafsız olmalıdır. Ör. Haccın farz umrenin sünnet olduğu temellendirmesi ile sorulan bir soru böyledir. Halbuki bazı mezhepler umrenin de farz olduğunu savunurlar.
7. Din Kültürü dersi Batı standardında yapılacaksa hangi ülkeyi örnek alacağımız problemi ortaya çıkar. Ör. Fransa&#039;da haftada bir gün yarım gün ders yapılarak isteyen velilerin öğrencileri kilisede eğitim alma fırsatı bulabilmektedir. Şu halde nerede ve nereye kadar din eğitimi sorunsalı tüm kesimlerin maslahatları dikkate alınarak çözümlenebilir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk bakışta bir haksızlık yapıldığı görülse de konu çok yönlü ve uzun bir süreci ilkeli bir şekilde değerlendirdiğimizde çözülebilir. Öncelikle;<br />
1. D.K.A.B. dersi ilköğretimde zorunlu bir derstir. Anayasayı dikkatlice incelediğimizde ilköğretim (1-12. sınıflar)çağının tamamında zorunlu olduğunu görürüz (Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.); ancak uygulama 4.-12. sınıflar şeklinde geçmektedir. Şu halde lisede de zorunlu olan bir dersle ilgili merkezi sınavda sorulması son derece doğaldır; üstelik devlet okullarının itibarının en azından yasal düzenlemelerle artırılmak istendiği düşünüldüğünde bu dersi alan öğrencilerin ölçme ve değerlendirmeye tabi olması gerekir.<br />
2. Bu dersten muaf olan öğrencilerin mağdur olmaması için pratik çözüm din kültürü sorularının bu dersten muaf olan öğrencilere sorulan sorularla denk bir şekilde nitelikli hale getirilmesidir. Merkezi sınavda sorulan sorular incelendiğinde zannedildiği kadar kolay olmadığı, bazı soruların gereğinden fazla yoruma açık olduğu; hatta Din Kültürü öğretmenlerinin bile bir kısım sorularda farklı düşündüğü ortaya çıkmıştır. Şu halde din kültürü dersinden muaf olanlara daha zor sorulduğu iddiası bilimsel olarak tespit edilmelidir.<br />
3. Din öğretiminin tamamının seçmeli olması ve hiçbir ölçme ve değerlendirme sınavının yapılmaması düşüncesi de problemlidir. MEB anayasa düzenleme yetkisine sahip bir kurum değildir. Anayasaya aykırı olmayan yönetmelik ve uygulamalardan sorumludur. Elbette ideal olanı da tartışmak gerekir. Bu duruma ortaya pek çok seçenek çıkar..(Bkz. Aklı Karışıklar İçin İslam).<br />
4. Mevcut uygulamaya yönelik eleştirilerimize gelince; öncelikle D.K.A.B. ders kitapları mümkün olduğunca mezhepsel yorumlardan arındırılmalı ve tüm mezhep görüşleri bir arada yaşama ve kültürel değerler amaçlarına uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Bu konuda kaynak ve başlangıç olarak kendi eserim olan AKLI KARIŞIKLAR İÇİN İSLAM&#8217;ı öneriyorum. Bu kitaplarda bulunan teknik hatalar, yetersizlikler daha geniş katılımlı ve hizmet iç eğitim dönemlerinde gerçekleştirilecek çalıştaylarla giderilmelidir.<br />
5. Başka dinlere mensup olan öğrencilere yönelik evrensel felsefi ve ahlaki değerlerin verildiği ve din-inançların tamamen telkinden arındırılarak kısa tanıtımlarla objektif bir şekilde anlatıldığı moral-değerler öğretimi verilebilir. Esasen mevcut D.K.A.B. dersi bu amaçları gerçekleştirmeyi hedeflemekteyse de uygulamada telkin ve belli bir yere kadar yönlendirmeyi içerdiği ortadadır.<br />
6. Merkezi sınavda sorulan sorular -ders kitaplarına rağmen- mezhepsel görüşlerde daha tarafsız olmalıdır. Ör. Haccın farz umrenin sünnet olduğu temellendirmesi ile sorulan bir soru böyledir. Halbuki bazı mezhepler umrenin de farz olduğunu savunurlar.<br />
7. Din Kültürü dersi Batı standardında yapılacaksa hangi ülkeyi örnek alacağımız problemi ortaya çıkar. Ör. Fransa&#8217;da haftada bir gün yarım gün ders yapılarak isteyen velilerin öğrencileri kilisede eğitim alma fırsatı bulabilmektedir. Şu halde nerede ve nereye kadar din eğitimi sorunsalı tüm kesimlerin maslahatları dikkate alınarak çözümlenebilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
